DERYA YILMAZ, 1998 yılından bu yana yastık, yemeni, yorgan, yağ tenekesi, gaz lambası gibi yakında nostaljik bir obje olarak etnografya müzelerinin vitrinlerini süsleyecek nesneler yontuyor. Kırdan kente göçün yanında getirdiği bu eşyalar, aynı zamanda kültürel bir aidiyetin de sembolleri. Büyük şehre adapte olmanın göstergesi olarak kimilerince sandıklarda saklanan kimi ailenin da sokak aralarında dolaşan eskicilere yok pahasına sattığı bu nesneler, bir süredir antikacıların gözde otantik eserleri olarak pazarlanıyor. Kendisi de göç eden bir ailenin çocuğu olarak Yılmaz, kentin bizden talep ettikleriyle bizim yanımızda getirdiğimiz ve bizi biz yapan manevi değerlerin bozumuna karşı kişisel bir çözüm yolu üretiyor. Bu nesnelerin birebir ölçülerdeki renkli heykellerini yontarak, kent hayatından bir süre sonra iyiden iyiye kaybolacak olan bu basit ve sıradan nesneleri donduruyor.
 

Levent Çalıkoğlu