|
Ölümsüz Muamma:
Akın Yıldırım ve Heykelleri Üzerine
Bakır,ahşap ve kemikle çalışan Yıldırım'ın heykellerinde,malzemeye göre
oluşmuş belli karakterler olduğu söylenebilir.Çoğu zaman kesilmiş plakalar
ya da tellerin kaynakla birleştirilmesiyle yapılan bakır heykellerde
sivri/köşeli figürler,doku çalışmaları gücü ve kararlılığı öne çıkarır.
Ahşap heykeller çoğunlukla yuvarlak hatlara sahiptir.Ateşi yaklaştırmaz
ahşap kendine.İçinde gizlediği sonsuz figürden sanatçı neyi
çıkaracaksa,küçük aletlerini alıp içli dışlı olmalıdır ahşapla. İnsan ve
hayvan figürlerinde,tasarımı bütünüyle sanatçıya ait ve sonsuz bir hayranlık
uyandıran lambalarda,küçük heykellerde daha sık görürüz ahşabı.Yıldırım'ın
kemik çalışmaları çoğunlukla eldeki parçalardan benzetme ya da çağrışım
yoluyla yeni bir bütün oluşturma esasına dayanır.Bu duruma hiç uymayanlar da
vardır elbette.Kalın,ağır ve güçlü figürler ölümsüzlüklerini ilan
etmişlerdir.
Akın yıldırım'ın heykellerini tematik açıdan gruplamak bir ölçüde
mümkündür.Hayvan figürleri,insan figürleri,müzik aletleri ve
kompozisyonlar.Hayvan figürlerinde ilk elde dikkat çeken iki öge anatomi ve
harekettir.Henüz havalanmakta olan bir kuşun bacak yapısı,sokakta sersem
sersem dolanan bir köpeğin sarkmış kulakları ve kalçasının yeni bir adıma
hazırlanan şekli kusursuzdur.Heykelde hareketin anatomisi denebilir belki
buna.Hayvan figürleri,surat ifadeleriyle de şaşırtır bakan
gözleri.Kaygı,endişe,korku,avarelik,güç,yırtıcılık vardır bu yüzlerde.Acı
çekmişlik ve zamana meydan okumuşluk vardır.At, hayvan figürleri arasında
önemli bir yer tutar.Tarihle, mitolojiyle,doğaya ve güzelliğe olan özlemle
birleşir.Sonra kuşlar gelir.Kemik,bakır,ahşap kuşlar.Hepsi de uçamayacak
kadar ağır görünümlüdür ve çoğunun kanatları bile yoktur.Yıldırım'ın insan
figürlerinde de görülen deformasyon çıkar burada karşımıza.Olmayan
kanatlar,yarısı kuş,yarısı insan canlılar,bir bacağı mekanik ya da tek
memeli kadın figürleri bizi groteske götürür.Politik içermeleri de böylece
keşfedilmiş olur heykellerin.Doğal olanın gördüğü zarar,cinsellikle,yarım
olmakla,acı ve yetersizlik imgeleriyle örülmüş heykellerle
somutlaşır.Pençeler daima bakırdandır ve yere sımsıkı basarlar.Yırtıcı
gagaların,kemikten omurga ya da gövde çıkıntılarının bir çeşit öfke
barındırdığı söylenebilir. Başları yok denecek kadar küçük ama dik ve
onurlu,memeleri ve kalçaları kocaman kadınlar.Onları yaratmak için uygun
malzemenin bakır olduğu söylenebilir.Kadın figürlerinin kimi zaman müzik
aletleriyle birlikte,biri diğerinden doğan,
biri diğerini var eden bir biçimde yaratılması dikkat çeker.Müzik ve
kadın,ikisi de doğurgan, büyücü ve hatta büyülü.
Sanatçının son heykellerinden biri "İnsanın Yolu".Geyik boynuzu ile bakırdan
yapılmış heykel başlıbaşına bir okuma gerektiriyor.Öncelikle bunu nasıl bir
canlının,mitolojik ya da masalsı kahramanın giyebileceğini düşünüp çılgına
dönüyor insan.Yani heykel kendini neredeyse bir hayalin gövdesiyle
tamamlıyor zihinlerde. Ölmüş ya da belki öldürülmüş bir hayvandan geriye
kalan bir boynuz burada bozulup yok olma süresi yüz yıllar alacak bir muamma
olarak ölümsüzleşiyor ve sanatçının yaşamı tanılayışını getiriyor akla:
"Yaşam bir başkalaşımdır.Yaşam bir keyiftir.Yaşam bir amaçtır.Yaşam bir
zorunluluktur.
Bir savaştır.Ölümdür.Doğumdur.Her şeydir.Hiçbirşeydir.Yaşam bir...."
|